Bağlantılar

tdf_logo

ds_logo

nny_logo

sporturk_logo

Site İstatistik

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBu Gün7
mod_vvisit_counterDün35
mod_vvisit_counterBu Hafta231
mod_vvisit_counterGeçen Hafta409
mod_vvisit_counterBu Ay148
mod_vvisit_counterGeçen Ay1954
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar12540

Çevrimiçi (Son 20 Dakika): 5
IP Adresiniz: 38.107.191.98
,
Bu Gün: 05 Eyl 2010

Kampçılık ve Doğaya Saygı

Yazdır PDF

Kampçılık çok zevkli ve bir o kadar da dinlendirici bir spordur.

Ülkemizde ve dünyada, genelde hobi amaçlı yapılsa da, oldukça rağbet gören bir alternatif spordur. Yalnız ne yazık ki, ülkemizde kampçılığın doğaya karşı bir takım kötü etkileri de olmaktadır. Kampçıların bilerek ya da bilmeden doğada bıraktıkları atıkların doğaya verdiği zarar hayal gücünün alabileceğinden daha fazladır.

Ülkemiz nüfusunun %70 'inin sigara kullandığı gerçeğini gözönüne alırsak, en iyi ihtimalle, sigara kullanan kampçıların oranını hesaplamamız çok güç olmaz. Bu oran ise kampçıların %40 'ının sigara kullandığını açıkça göstermektedir. Neden hemen bu konuya girdim?

Sigara kullanmanın insan sağlığına olan kötü etkisini söylememe zaten gerek yok, ama doğaya olan etkisi sadece dumanındaki kimyasallarla sınırlı değil. Sigaranın izmaritinde bulunan petrolden üretilen sünger, doğada tam 2000 yıl kaybolamıyor.

Bir düşünün, içtiğiniz sigaranın filtresi, siz onu attıktan 2000 yıl sonrasına kadar kamp yaptığınız, yada rüzgar veya doğa şartlarının onu sürüklediği yerde duruyor.

Veya  içtiğiniz bir içeceğin plastik şişesi, yada yediğiniz bir yiyeceğin ambalajı...

Doğa ana, kızdığında çok büyük zararlar verebilecek kadar güçlü bir kadındır. Unutmamak gerek.